HÜRRİYET

SİNİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİNİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2012 Salı

RAKAMLARLA HÜCRE

*Bir insandaki toplam hücre sayısı 100 trilyon
*Bir insandaki farklı hücre çeşitleri 210 kadar
*Her saniye ölen hücre sayısı yaklaşık 50 milyon
*Her saniye yeni yaratılan hücre sayısı yaklaşık 50 milyon

*Toplam alyuvar sayısı (eritrosit) 25 trilyon
*Toplam akyuvar sayısı (lökosit) 25-100 milyar arası
*Toplam sinir hücresi sayısı 30 milyar (Bir sinekte 100 bin, fare beyninde ise 10 milyon sinir hücresi vardır)
*Beyin kabuğundaki (korteks) sinir hücresi sayısı 10 milyar
*Beyincik korteksindeki hücre sayısı 10 milyar
*Bütün sinir hücrelerinin toplam sinaps sayısı 100 trilyon
*Normal hâlde günlük ölen sinir hücresi sayısı 50.000-100.000
*Bir hatırlama sürecinde faal olan beyin hücresi sayısı 10 milyon-100 milyon
*Mide asiti üreten hücre sayısı (erkekte) yaklaşık 1 milyar (kadında) yaklaşık 820 milyon
*En küçük hücre olan spermlerin boyu 3-5 µm
*Beyindeki glia hücrelerinin boyu 5 µm
*En büyük hücre olan yumurta hücresinin çapı 100-120µm
*Bir karaciğer hücresinin ortalama büyüklüğü 30-50µm

13 Kasım 2012 Salı

Hücre Bölünmesinin Nedeni ve Amacı Nedir?

Hücre Bölünmesinin Nedeni ve Amacı
Bir hücreden yeni hücrelerin oluşmasına hücre bölünmesi denir. Hücre bölünmesi bütün canlılarda görülen bir olaydır.
 Hücre bölünmesi hücre çekirdeğinde başlar ve birbirini takip eden evrelerden (safhalardan) oluşur. Yoğurdun mayalanması, bitkilerin büyümesi, tohumun çimlenmesi, yaraların iyileşmesi, büyüme ve gelişme olayları hücre bölünmesi sayesinde gerçekleşir.
 Hücre bölünmesi; mitoz bölünme ve mayoz bölünme olarak iki çeşittir.

 a) Hücre Bölünmesinin Nedeni :
 Hücrelerde yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için yapım (özümleme) ve yıkım (yadımlama) olaylarının yani metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesi gerekir. Hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için enerji gerekir ve bu enerjide besinlerden oksijen gazı sayesinde elde edilir. (Besin ve oksijen gereklidir). Hücredeki yaşamsal faaliyetler sonucu da zararlı ve atık maddeler (su, CO2, NH3, madensel tuzlar gibi) oluşur. Hücre içine besin ve oksijenin alınmasını ve yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan zararlı ve atık maddelerin hücre dışına atılması hücre zarı sayesinde gerçekleşir.
 Hücreler yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken sürekli büyür. Hücrenin büyümesi demek hücre zarının, sitoplâzmanın ve çekirdeğin büyümesi demektir. Fakat sitoplâzmanın (hacimce) büyümesi hücre zarının (yüzeyce) büyümesinden daha fazla olur. Bir süre sonra hücre zarından madde giriş – çıkışı zorlaşır ve çekirdeğin yöneteceği alan sınırlı olduğu için çekirdek hücreyi yönetemez. (Yönetmekte güçlük çeker). Bu anda çekirdek bölünme emrini verir ve bölünme emri verildikten sonra hücre bölünmesi engellenemez.
 Bütün canlılarda hücre bölünmesi çekirdekte yer alan DNA molekülünün emri ile gerçekleşir. Hücrenin bölünebilmesi için belli bir büyüklüğe (bölünebilme büyüklüğüne) ulaşması gerekir.

 b) Hücre Bölünmesinin Amacı :
 Hücre bölünmesinin amacı canlılarda üremeyi ve büyümeyi sağlamaktır.
 Canlılar hücre sayısına göre tek hücreli ve çok hücreli canlılar olarak iki grupta incelenir.
 Tek hücreli canlılarda hücre bölünmesinin amacı (hücre sayısını arttırarak) çoğalmayı (üremeyi) sağlamaktır.
 Çok hücreli canlılarda hücre bölünmesinin amacı (hücre sayısını arttırarak) doku, organ ve sistemlerin büyüyüp gelişmesini, yıpranan dokuların onarılmasını, ölen hücrelerin yerine yenilerinin yapılmasını sağlamaktır. Bazı çok hücreli canlılarda sperm ve yumurta hücrelerinin oluşturulması hücre bölünmesi sayesinde sağlanır.

 NOT : 1- Hücre bölünmesinin nedeni çekirdek/sitoplâzma oranının veya hacim/yüzey oranının
 bozulmasıdır. Hacim (sitoplâzma hacmi) r3 ile, yüzey (hücre zarı) r2 ile orantılı olarak büyür.
 2- Hücrede bölünme emri, çekirdekte yer alan DNA molekülü tarafından verilir. DNA’nın emri dışında, kontrolsüz şekilde hücreler bölünürse kanserli dokular oluşur.
 3- Hücre, yüzeyi arttırmak, hacmi azaltmak için bölünür.
 4- Hücre bölünebilme büyüklüğüne ulaştığında çekirdek bölünme emrini vermezse hücre parçalanır.
 5- Çok hücreli canlılarda hücre bölünmesi bazı hücrelerde hızlı, bazı hücrelerde yavaş gerçekleşirken bazı hücrelerde belli bir dönemden (yaştan) sonra hiç bölünmezler. İnsanlarda kan, deri, bağırsak hücreleri hızlı, kas hücreleri yavaş bölünürken sinir ve retina hücreleri de belli bir yaştan sonra hiç bölünmezler.
 

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Kulağımız Ve Yapısı


İşitme ve dengemizi sağlayan duyu organımız olan kulak dış kulak, orta kulak ve iç kulak 
olmak üzere üç bölümden oluşur.

Yarım daire kanalları: Vücudumuzun dengesi ile ilgili bilgileri beyinciğe iletir.

İşitme sinirleri: İşitme almaçlarından aldığı bilgiyi beyine iletir.

Salyangoz: Ses dalgaları işitme almaçları aracılığı ile işitme sinirlerine iletir.


Bunları Biliyor muydunuz?

• Kulağımız, kulak yolundaki kıllar ile birlikte kulağa giren toz vb. maddelerin kulak 
zarına ulaşmasını engelleyen bir sıvı salgılar. 
• Östaki borusu orta kulaktan yutağa açılır ve orta kulak ile dış ortam arasındaki 
basınç farkını dengeleyerek kulak zarının yırtılmasını engellemiş olur




17 Mayıs 2012 Perşembe

Vücut Nasıl Tepki Verir?



  • Ses, ışık, koku, tat, basınç gibi vücudumuzun içinde veya çevremizde meydana gelen ve vücudumuzda belirli bir tepkiye sebep olan etkilere uyarı denir. 
  • Uyarılar duyularımızda bulunan özel hücrelerle alınır.
  • Uyarı, sinirler ile merkezî sinir sistemine uyartı mesajı  şeklinde taşınır.
  • Uyartı mesajı beynimizdeki ilgili bölümde değerlendirilir ve uyarıya karşı bir cevap oluşur.
  • Beynimizde oluşan bu cevap yine sinirler aracılığıyla ilgili organ ya da yapılara iletilerek uyarıya tepki verilir.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Sinir Sistemimiz



Sinir   sistemimiz   vücudumuzdan   ve çevreden   aldığı bilgileri   değerlendirir, bunlara uygun cevaplar oluşturur ve böylece
vücudumuzun düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar. Yandaki şemada görüldüğü gibi, sinir sistemimiz iki bölümden oluşur. Şimdi gelin, bu sistemin bölümlerini ve görevlerini
daha yakından inceleyelim. Merkezi Sinir Sistemi Merkezî sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur.
Beyin: Vücudumuzun öğrenme, hafıza ve yönetim merkezidir.
• Duyu organlarımızdan gelen bilgileri değerlendirir.
• Konuşma ve istemli hareketlerimizin gerçekleşmesini sağlar.
• Acıkma, susama, uyku ve uyanıklık gibi olayları düzenler.
• Kan basıncımızı ve vücut sıcaklığımızı ayarlar.
• Merkezî sinir sistemimizdeki diğer organların yardımıyla organlarımızın ve sistemlerimizin çalışmasını düzenler.
Beyincik ve omurilik soğanı, beynin bölümleridir.
Beyincik: Vücudumuzun hareket ve denge merkezidir.
• Kol ve bacaklarımızdaki kasların birbiriyle uyumlu çalışmasını düzenleyerek hareketlerimizin dengeli olmasını sağlar.
Omurilik Soğanı: Beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik soğanı, isteğimiz dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir.
•  Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerimizin çalışmalarını düzenler.
• Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder.
Omurilik: Omurilik soğanından başlayıp kuyruk sokumuna kadar uzanır. Omurilik, omurgamız içerisinde yer alan bir sinir kordonudur.
• Beyinle diğer organların arasındaki bilgi iletimini sağlar.
• Refleks davranışlarımızı gerçekleştirir.
Sinir sistemimiz, vücudumuzu ağ gibi saran milyarlarca sinirden meydana gelir. Bu sinirleri, yandaki resimde görülen binlerce sinir hücresi (nöron) oluşturur.
Çevresel Sinir Sistemi
Yukarıdaki resimde merkezî sinir sistemi ile birlikte çevresel sinir sistemimiz ve onu oluşturan sinirler görülmektedir. Çevresel sinir sistemimizin vücudumuzun her tarafını sarar.
Merkezî sinir sistemi dışında yer alan milyonlarca sinir, çevresel sinir sistemini oluşturur. Çevresel sinir sistemi, merkezî sinir sistemi ile organlar arasındaki iletişimi sağlar. Sinirler beyin ve omurilikten çıkarak deri, gözler, kaslar, dişler ve kemiklerin içi dâhil olmak üzere her yerimizde bulunur.