HÜRRİYET
SİSTEM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİSTEM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Sinir Sistemimiz
Sinir sistemimiz vücudumuzdan ve çevreden aldığı bilgileri değerlendirir, bunlara uygun cevaplar oluşturur ve böylece
vücudumuzun düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar. Yandaki şemada görüldüğü gibi, sinir sistemimiz iki bölümden oluşur. Şimdi gelin, bu sistemin bölümlerini ve görevlerini
daha yakından inceleyelim. Merkezi Sinir Sistemi Merkezî sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur.
Beyin: Vücudumuzun öğrenme, hafıza ve yönetim merkezidir.
• Duyu organlarımızdan gelen bilgileri değerlendirir.
• Konuşma ve istemli hareketlerimizin gerçekleşmesini sağlar.
• Acıkma, susama, uyku ve uyanıklık gibi olayları düzenler.
• Kan basıncımızı ve vücut sıcaklığımızı ayarlar.
• Merkezî sinir sistemimizdeki diğer organların yardımıyla organlarımızın ve sistemlerimizin çalışmasını düzenler.
Beyincik ve omurilik soğanı, beynin bölümleridir.
Beyincik: Vücudumuzun hareket ve denge merkezidir.
• Kol ve bacaklarımızdaki kasların birbiriyle uyumlu çalışmasını düzenleyerek hareketlerimizin dengeli olmasını sağlar.
Omurilik Soğanı: Beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar. Omurilik soğanı, isteğimiz dışında çalışan iç organlarımızın kontrol merkezidir.
• Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemlerimizin çalışmalarını düzenler.
• Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder.
Omurilik: Omurilik soğanından başlayıp kuyruk sokumuna kadar uzanır. Omurilik, omurgamız içerisinde yer alan bir sinir kordonudur.
• Beyinle diğer organların arasındaki bilgi iletimini sağlar.
• Refleks davranışlarımızı gerçekleştirir.
Sinir sistemimiz, vücudumuzu ağ gibi saran milyarlarca sinirden meydana gelir. Bu sinirleri, yandaki resimde görülen binlerce sinir hücresi (nöron) oluşturur.
Çevresel Sinir Sistemi
Yukarıdaki resimde merkezî sinir sistemi ile birlikte çevresel sinir sistemimiz ve onu oluşturan sinirler görülmektedir. Çevresel sinir sistemimizin vücudumuzun her tarafını sarar.
Merkezî sinir sistemi dışında yer alan milyonlarca sinir, çevresel sinir sistemini oluşturur. Çevresel sinir sistemi, merkezî sinir sistemi ile organlar arasındaki iletişimi sağlar. Sinirler beyin ve omurilikten çıkarak deri, gözler, kaslar, dişler ve kemiklerin içi dâhil olmak üzere her yerimizde bulunur.
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Sindirim Sistemimizin Sağlığını Korumanın Yolları
Çok sıcak ve çok soğuk şeyler yiyip içmemeliyiz.
• Lokmaları iyice çiğnemeli ve yavaş yemeliyiz.
• Sofradan sindirim sistemimizi yoracak kadar çok yemeden kalkmalıyız.
• Yemek sırasında ve yemekten hemen sonra fazla miktarda su içmemeliyiz.
• Yemekten sonra bir saat kadar istirahat etmeliyiz.
• Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile
başlamalıyız.
• Kafeinli ve asitli içeceklerden uzak durmalıyız.
Alkolden ve Sigaradan Uzak Durmak: Alkol, midenin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş
ederek gastrite ve kusmaya yol açabilir. Midenin üst bölümüyle yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara sebep olabilir. Alkolün uzun süre kullanılması özellikle B vitaminlerinin ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Ayrıca yüksek miktarda tüketilen alkol, karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur. Sigara içme alışkanlığı da benzer sorunlara yol açar.
8 Mayıs 2012 Salı
Sindirim Sistemimizi Oluşturan Yapı ve Organlar
AĞIZ: Besinlerin fiziksel sindirimi çiğneme ile başlar. Karbonhidratların kimyasal sindirimi tükürük içerisinde bulunan enzimler sayesinde gerçekleşir.
YUTAK: Besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesini sağlar.
YEMEK BORUSU: Besinleri yapısında bulunan kaslar yardımıyla mideye iletir.
MİDE: Besinlerin fiziksel sindirimi midenin kasılıp gevşeme hareketi ile devam eder. Kimyasal sindirim ise mide öz suyu içinde bulunan mide asidi ve enzimler tarafından gerçekleştirilir . Böylece , besinler parçalanarak küçük moleküller hâline getirilmiş olur. Proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar .
İNCE BAĞIRSAK: İnce bağırsak, sindirim sistemimizin en uzun bölümüdür. Yağların kimyasal sindirimi burada başlar. Karbonhidratların ve proteinlerin sindirimi tamamlanır. Besinler ince
bağırsakta kana geçebilecek kadar küçük moleküllere parçalanır. Bu moleküller ince bağırsaktan emilim ile kana geçer.İnce bağırsaklarda yer alan villus adı verilen yapılar, besinlerin emilim ile kana geçmesini sağlar.
KALIN BAĞIRSAK: Besinler içerisinde kalan su ve mineraller kalın bağırsakta emilir. Atık maddeler ise sindirim sisteminin son bölümü olan anüse gönderilir.
ANÜS: Besin maddelerinin vücudumuz tarafından kullanılamayan bölümü, anüs yoluyla atık madde olarak vücuttan uzaklaştırılır.
YUTAK: Besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesini sağlar.
YEMEK BORUSU: Besinleri yapısında bulunan kaslar yardımıyla mideye iletir.
MİDE: Besinlerin fiziksel sindirimi midenin kasılıp gevşeme hareketi ile devam eder. Kimyasal sindirim ise mide öz suyu içinde bulunan mide asidi ve enzimler tarafından gerçekleştirilir . Böylece , besinler parçalanarak küçük moleküller hâline getirilmiş olur. Proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar .
İNCE BAĞIRSAK: İnce bağırsak, sindirim sistemimizin en uzun bölümüdür. Yağların kimyasal sindirimi burada başlar. Karbonhidratların ve proteinlerin sindirimi tamamlanır. Besinler ince
bağırsakta kana geçebilecek kadar küçük moleküllere parçalanır. Bu moleküller ince bağırsaktan emilim ile kana geçer.İnce bağırsaklarda yer alan villus adı verilen yapılar, besinlerin emilim ile kana geçmesini sağlar.
KALIN BAĞIRSAK: Besinler içerisinde kalan su ve mineraller kalın bağırsakta emilir. Atık maddeler ise sindirim sisteminin son bölümü olan anüse gönderilir.
ANÜS: Besin maddelerinin vücudumuz tarafından kullanılamayan bölümü, anüs yoluyla atık madde olarak vücuttan uzaklaştırılır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


